Her çocuğun hikâyesi farklıdır. Benim için hekimlik, önce o hikâyeyi anlamakla başlar.
Çocuklarla çalışmak, yalnızca hastalıkları tanımak değil; büyümeyi, gelişmeyi, değişimi ve her çocuğun kendine özgü dünyasını anlamaya çalışmaktır.
Yıllar içinde hekimlik bana çok değerli bir şey öğretti: Bir çocuğu değerlendirirken yalnızca belirtilerine değil, gelişim yolculuğuna, ailesinin gözlemlerine, günlük yaşamına ve geleceğine de bakmak gerekir.
Ben Prof. Dr. Hatice Gamze Poyrazoğlu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlığımın ardından Çocuk Nörolojisi alanında uzmanlaştım. 25 yılı aşkın hekimlik yolculuğumda çocukların sağlığına katkıda bulunmanın yanı sıra akademik çalışmalar yürüttüm, tıp öğrencilerinin ve genç hekimlerin eğitiminde görev aldım.
Bilimsel çalışmalar, araştırmalar ve akademik eğitim meslek yaşamımın önemli bir parçası oldu. Bugün de aynı bilimsel titizliği, kendi muayenehanemde çocuklarla ve aileleriyle kurduğum birebir ilişkiye taşımayı önemsiyorum.
Özellikle ilgilendiğim alanlar
Epilepsi, dirençli nöbetler ve EEG
Çocukluk çağında ilk kez ortaya çıkan bir nöbet, aileler için oldukça kaygı verici olabilir. Bu süreçte doğru tanı, dikkatli değerlendirme ve anlaşılır bilgilendirme büyük önem taşır.
Epilepsi, tekrarlayan nöbetler, tedaviye dirençli epilepsi, nöbet benzeri olaylar ve elektroensefalografi (EEG) değerlendirmeleri klinik çalışmalarımın öncelikli alanları arasındadır. Rutin EEG, uyku EEG’si ve gerekli durumlarda uzun süreli video EEG gibi incelemeleri çocuğun klinik öyküsüyle birlikte ele alırım.
Nörogelişim, konuşma gecikmesi ve otizm
Her çocuğun gelişim hızı aynı değildir. Ancak bazı gelişimsel farklılıkların erken fark edilmesi, çocuğun ihtiyaçlarının doğru anlaşılması açısından çok değerlidir.
Konuşma gecikmesi, gelişim basamaklarında gecikme, otizm spektrum bozukluğu açısından nörolojik değerlendirme, öğrenme ve hareket gelişimiyle ilgili güçlükler özellikle ilgilendiğim konular arasındadır.
Bebeklik döneminden ergenliğe çocuk nörolojisi
Prematüre ve nörolojik açıdan riskli bebeklerin gelişimsel izlemi, serebral palsi ve hareket bozuklukları, kas tonusu ve yürüme sorunları, baş ağrısı ve migren gibi çocukluk ve ergenlik döneminde karşılaşılan nörolojik yakınmalar da değerlendirdiğim alanlardır.
Muayenehanemde nasıl bir yaklaşım benimsiyorum?
Bir çocuğun muayenesinin aceleye getirilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Önce aileyi dinlemek, çocuğu tanımak, daha önce yapılan incelemeleri değerlendirmek ve gerçekten hangi tetkiklere ihtiyaç olduğunu belirlemek isterim.
Her zaman daha fazla tetkik yapmak değil, doğru soruyu sorup gerekli incelemeyi doğru zamanda yapmak önemlidir.
Ailelerin muayeneden ayrılırken yalnızca bir tanı veya reçeteyle değil; çocuklarının durumu hakkında daha açık bir anlayışla, sonraki adımları bilerek ayrılmalarını isterim.
Gerektiğinde çocuk psikiyatrisi, gelişimsel pediatri, fizik tedavi ve rehabilitasyon, psikoloji, dil ve konuşma terapisi gibi alanlarla iş birliği içinde çalışmayı önemserim. Çünkü çocuğun gelişimi, tek bir uzmanlık alanının sınırlarına sığmayacak kadar bütüncül bir süreçtir.
Bilimsel bilgi, güven ve insani yakınlık
Akademik yaşamım boyunca edindiğim bilgi ve deneyimin, ailelerin günlük yaşamında anlamlı bir karşılığı olmasını önemsiyorum.
Bir EEG raporunun arkasındaki klinik anlamı açıklamak, bir nöbetin nedenini araştırmak, gelişimsel bir farklılığı doğru yorumlamak ya da bir ailenin kaygılarını sabırla dinlemek benim için aynı hekimlik sorumluluğunun parçalarıdır.
Amacım, her çocuğun kendi potansiyeline ulaşma yolculuğunda ailesine bilimsel, güvenilir ve anlayışlı bir rehberlik sunabilmek.
Çünkü her çocuk ayrı bir dünyadır. Ve her çocuk, kendi hikâyesinin dikkatle dinlenmesini hak eder.